Rusya Ufa  Turistik ve Ticari Vize İşlemleriniz İçin Sadece Bizi Aramanız veya email Göndermeniz Yeterli. 02126383353 | info@rusyavizeservisi.com

Rusya Vize , Rusya Vizesi , Rusya Vize İşlemleri , Rusya Turist Vize , Rusya Ticari Vize

İstanbul  Merkez Ofisi:

Mesihpaşa Mah. Mesihpaşa cad. Aybey İş merkezi no:2 Kat:3 D:21 Aksaray- İstanbul

  • Mobile: +90 5336005391 – 05336005388 – 05326466557
  • Ofis: +90 2126383353
  • Email:  info@rusyavizeservisi.com | info@aldeaturizm.com

2018 RUSYA FEDERASYONU FİYAT LİSTESİ
Turistik Vize |1 Giriş 5-8 Gün | 5 Gün 170.usd
Turistik Vize |1 Giriş 5-8 Gün | 2 Gün – exp 250.usd
Turistik Vize |1 Giriş 10-15 Gün  | 5 Gün 180.usd
Turistik Vize |1 Giriş  10-15 Gün | 2 Gün 255.usd
Turistik Vize |1 Giriş  16-23 Gün | 5 Gün 185.usd
Turistik Vize |1 Giriş  16-23 Gün | 2 Gün 260.usd
Turistik Vize |1 Giriş 24-30 Gün  | 5 Gün 195.usd
Turistik Vize |1 Giriş 5-8 Gün | 2 Gün 270.usd
Turistik Vize |2 Giriş  | 5 Gün 320.usd
Turistik Vize |2 Giriş  | 2 Gün 440.usd
Ticari Vize    |3 ay – 1 Giriş | 5 Gün 160.usd
Ticari Vize    |3 ay – 1 Giriş | 2 Gün 235.usd
Ticari Vize    |3 ay – 2 Giriş | 5 Gün 205.usd
Ticari Vize    |3 ay – 2 Giriş | 2 Gün 325.usd
Özel Vize      |3 ay – 1 Giriş | 5 Gün 160.usd
Özel Vize      |3 ay – 1 Giriş | 2 Gün 235.usd
Özel Vize      |3 ay – 2 Giriş | 5 Gün 205.usd
Özel Vize      |3 ay – 2 Giriş | 2 Gün 325.usd
İşçi Vizesi     |G90- 1 gİriş | 5 Gün 160.usd
İşçi Vizesi     |G90- 1 gİriş | 2 Gün 235.usd
İşçi Vizesi     |3 Yıl – M | 5 Gün 305.usd
İşçi Vizesi     |3 Yıl – M | 2 Gün 525.usd
Öğrenci  Vizesi |3 ay – 1 Giriş | 5 Gün 160.usd
Öğrenci  Vizesi |3 ay – 1 Giriş | 2 Gün 235.usd
Ticari Vize | 1 Yıl – Multiple | 5 Gün 305.usd
Ticari Vize | 1 Yıl – Multiple | 2 Gün 525.usd
Ticari Vize | 1 Yıl – Multiple | 5 Gün +Davetiye 640.usd
Ticari Vize | 1 Yıl – Multiple | 2 Gün +Davetiye 800.usd
Ticari Vize | 3 Ay 1 Giriş | 5 Gün +Davetiye 300.usd
Ticari Vize |3 Ay  1 Giriş |2 Gün +Davetiye 375.usd


Not: Seyahat Acentelerine uygulanan fiyatları ofisimizden Öğrenebilirsiniz…

Moskova Vizesi St. Petersburg ( Leningrad)  Vizesi Rostov Vizesi
Kazan – Tataristan Vizesi Perm Vizesi Astrakhan Vizesi
Ekaterinburg Vizesi Kaliningrad Vizesi İrkutsk Vizesi
Nijninovgrad Vizesi Novorosisk Vizesi Khabarovsk Vizesi
Krasnoyarsk Vizesi Chelyabinsk Vizesi Samara Vizesi
Ufa Vizesi Krasnodar Vizesi Soçi Vizesi
Nalçık Vizesi İjevsk Vizesi Belgorod Vizesi
İvanovo Vizesi Sverdlovsk Vizesi Kamchatka Vizesi
Tula Vizesi Smolensk Vizesi Yaroslav Vize

 

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Resim 1

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Resim 2

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Cami

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Resim

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Resim

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Resim

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Resim

Rusya Vize , Rusya VİZESİ , Ufa Vizesi , Rusya Ticari Vize , Rusya Turistik Vize

Ufa Resim

Ufa – Başkuristan Cumhuriyeti Hakkında Bilgi:

Türk cumhuriyeti hakkında bilgi vermeden önce, kısaca “Başkurtluk” meselesi hakkında bilgi vermekte fayda vardır. 1917 Bolşevik İhtilali’nden önce İdil-Ural’da “Başkurtluk” meselesi diye bir problem yoktu. Çünkü Tatarlarla Başkurtlar arasındaki, (bu adların bin yıl önce bu yöre halkları için kullanılıp kullanılmadığı kesin olarak bilinmemektedir) iktisadî ve siyasî temaslar belki de bundan bin yıl önce başlamış olup, bu iki Türk boyu  aynı hanlığın sınırları (Kazan Hanlığı) içinde yaşamış, Rus istilasının acısını birlikte çekmişler, başta siyasî daha sonra ise sıkı içtimaî ve medenî sahalardaki işbirliği onların tamamen kaynaşmasına sebep olmuştu.

1552’de Kazan Hanlığı’nın yıkılmasından sonra bu iki Türk boy müşterek düşmanları Ruslara karşı birlikte ayaklanmışlardı. Başkurtların daha yoğun olduğu bölgelerde ayaklanmalar XVIII. yy.’ın sonlarına kadar sürmüş olup, enbüyük  ayaklanma 1774’te vukuu bulmuştu. Fakat sonunda güçsüz düşen Başkurtlar  da Rus hakimiyetine boyun eğmek zorunda kaldılar. Başka bir ifade ile Müslüman Başkurt-Tatarlar, Hıristiyan Rusların hakimiyetini büyük karşı koymalardan, büyük kayıplar sonra kabul etmek zorunda kaldılar. Fakat Sovyet tarihçileri bu gerçeği nedense görmezlikten gelmekte.

Tatarlar da Başkurtlar da arzuları ile Rus Devleti yönetimini kabul ettiler diye yazmakta ve hatta ilmî (?) sempozyumlar düzenlemekte idiler. Rus tarihçileri bu nevî uydurma gerçekleri fethettikleri başka ülke ve halklar için de kullanmakta çekinmemekteydiler. Îlmî gerçeklerin bu şekilde tahrif edilmesi ancak rejimin arzuları ile izah edilebilir, işte asırlar boyu kaynaşmış olan iki Türk topluluk Tatar ve Başkurtları hem siyasî hem de kültürel yönden parçalamada da Sovyet yönetiminin arzuları, yani “böl ve idare et” prensibi yatmaktaydı.

Çünkü en azından dört asırlık bir devirde Tatarlarla Başkurtlar birbirleriyle tamamen kaynaşmışlar, din, ahlak, tabiat, örf, adet, gelenek, dil ve kültür bakımından birbirine gereği gibi tesir etmişlerdi. Bu kaynaşma ve karşılıklı tesirler sonucunda müşterek yazı dili ve edebiyatı gelişmişti. Fikir ve bilim adamları medreselerde okuyanlar arasında yetişiyordu. Kazan ilindeki medreselerle, Başkurt ülkesindeki Orenburg, Kargalı, Ufa, Troyskiy, İsterlibaş vb. şehir ve kasabalardaki medreseler arasında eğitim ve öğretim usulleri bakımından hiçbir fark yoktu.

İmamlar ve müderrisler arasında Kazanlılar bulunduğu gibi, birçok Başkurt da bulunuyordu. Bu hususta hiçbir türlü ayrılık-gayrılık ve yadırgama olmazdı. Bu gibi medreselerde okuyan bir Başkurt, hiçbir zaman Başkurt lehçesinde yazmazdı. Başkurtça ancak konuşma dili olarak yaşamıştı. Son devirlerin tanınmış yazar, tarihçi ve şairlerinden Habiünnecar Öteki, Zeki Velidî (Togan) ve Şeyhzade Babiç ve başkaları eserlerini Başkurt lehçesiyle değil, Kazan yazı dili ile kaleme almışlardır.

Coğrafi Konum

Şubat 1917 İhtilali patlak vererek değişik siyasî ve milli güçler etkinliklerini artırdığı dönemde Ahmet Zeki Velidi liderliğindeki Başkurtlar, Tatar aydınlarının kültürel milli muhtariyet tezine karşı çıkarak, tek başlarına “Küçük Başkurdıstan” kurma faaliyetlerine giriştiler. Bunu gerçekleştirmek için başta Bolşevikler aleyhindeki çarlık taraftarı güçlerin lideri General Kolçak’la işbirliği yaptılar. Kazak milli hareketi “Alaş Orda” da bu işbirliğine katılmıştı.

Ancak Rus Kozaklarının lideri Dutof ve Kolçak’la uzlaşmaya varılamayınca Zeki Velidi bu sefer Lenin ve Stalin’le işbirliği yapmak zorunda kaldı. Ancak Bolşevik rejiminin milletler komiseri (bakanı) olan Stalin başta “Tatar-Başkurt Sovyet Cumhuriyeti’ni” ilan etmiş ve Ahmet Zeki Velidi ’yi azletmişti. Neticede, O Türkistan dolaylarına kaçmak zorunda kaldı. Böylece “Küçük Başkurdıstan” hayali yıkılmış oldu. İç savaştan başarılı çıkan Bolşevikler de çok geçmeden “Tatar-Başkurt Sovyet Cumhuriyeti” yerine 1919’da Başkurdıstan, 1920’de Tataristan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerini ilan ettirdiler.

23 Mart 1919’da RSFSC’ye dahil olarak kurulan Başkurt Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin (MSSC) başkenti Ufa olup, toplam nüfusu 3.943.113’dü. (1989). Yüzölçümü 143.600 km2dir. Başkurt Cumhuriyet’i Güney Ural’dan batıya doğru Belaya (İşimbay) ve Kama nehirlerine kadar uzanır. Ülkenin batı kısmının yarısı vadilerle bölünmüş yaylalardan ibaret olup, bu bölüm verimli “kara toprakla” örtülüdür ve burada başlıca buğday yetiştirilir. Bozkırlarda ise hayvancılık yapılır. Doğuya Ural’a doğru olan kısımlar ise sık ormanlıklarla kaplıdır.

Bugün Başkurdıstan idarî yönden 5 rayon (mahalle) ve 17 şehre ayrılmıştır (Ufa, Sterlitamak, Oktaybirski, Beloret, İşimbay, Salavat, Kümirtav, Sibay ve Belebey).

Nüfus

Başkurdıstan’ın sunî bir kuruluş olduğu, Cumhuriyet’in nüfus dağılımından da anlaşılmaktadır. 1989 sayımına göre 1.449.462 Başkurt’un %92,8 (1.345.231) Rusya Federasyonu’nda, bunun da %59,6’sı (863.808) kendi adlarına kurulan cumhuriyette yaşamaktadırlar. Tablo 4 incelendiğinde Başkurtların cumhuriyet genel nüfusunda ancak üçüncü sırayı aldıkları anlaşılmaktadır.  Başkurtlar diğer iki Türk topluluğuTatar  ve Çuvaşlar ile %53,32’lik bir orana ulaşabilmektedirler. Tablo 4 incelendiğinde 1979 ile 1989 yılları arasında Başkurt nüfusunda bariz bir azalma, Tatar nüfusunda ise olağan üstü bir artış gözlenebilir. Aslında bu aldatıcı bir durumdur. Çünkü 1989’a kadar nüfus sayımlarında Tatarların bir kısmı zorla Başkurt diye kaydedilmişti. Ancak liberalleşme politikası ile birlikte bu uygulamadaki katılıktan vazgeçilmesi Tablo 4’ün ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Başkurtların %59,6’sı kendi cumhuriyetlerinde yaşarken %32,2’si Cumhuriyete komşu Çelyabinsk, Perm, Samara, Orenburg, oblastlarında Tataristan Cumhuriyeti’nde ve Rusya Federasyonu’nun diğer bölgelerinde yaşadığı anlaşılmaktadır. %7,2’si ise Tatarlar gibi Orta Asya cumhuriyetlerinde bulunmaktadır.

Başkurdıstan’ın siyasî yapısı ve yönetimi de, diğer muhtar cumhuriyetlerde olduğu gibi Tataristan’daki duruma aynen benzemektedir. Siyasî ve ekonomik kararlarda yerli halkın, yani Türklerin bir ağırlığı olmamaktadır.

Tataristan gibi Başkurdıstan’da da başkanlık sistemi mevcut olup, Murtaza Rahimov Cumhurbaşkanıdır. Türkiye ile ilişkileri Tataristan’la nazaran daha az olmakla birlikte, bir hayli Başkurt öğrenci, Tatar ve Çuvaş öğrenciler gibi Türkiye’de tahsil görmektedirler.

Ekonomi

Bu Türk cumhuriyette de petrol ve tabiî gaz yatakları mevcuttur. Tuymasi-Ufa-Omsk (Sibirya), İşimbay-Şkapova -arasında petrol hatları mevcuttur. Şkapova-İşimbay ile Magnitogo arasında ise tabiî gaz hatları geçmektedir. Rafineriler ve petro-kimya fabrikaları (Ufa-İşimbay-Salavat) Başkurdıstan’ın ana ekonomisini teşkil ederler. Güneyde Kuyurgas’ta kömür, Baymak’ta bakır, Novaya Priştina’da boksit ve başka bölgelerde de altın, manganez, krom ocakları mevcuttur. Yılda takriben 40 milyon ton petrol, 3,5 milyon m3 tabiî gaz elde edilir. Son yıllarda bu miktar oldukça azalmıştır.

Kültür ve Eğitim

İhtilalden önce, yukarıda da belirttiğimiz üzere, bütün Başkurtlar, Tatarca eğitim görmekte idiler. Sovyet hakimiyetinden sonra 1920’lerde artık bu bölgede Türkler için iki ayrı şivede eğitim başlatılmış oldu. 1966/1967 ders yılında 7 ayrı dilde eğitim yapılmakta ve 762 Başkurt, 1070 Tatar  ve 2085 Rus okulu mevcuttu. Sovyet yönetimi Başkurdıstan’da okuma-yazma probleminin çözüldüğünü belirterek okuma-yazma oranının Başkurtlarda %98,9 Tatarlarda 99,1 ve Ruslarda 98,6 olduğunu belirtmekteydi.

Başkurdıstan’da yöneticiler her fırsatta Tatar-Başkurt ayırımını yapmakta Cumhuriyetteki oranları hayli düşük olmasına rağmen onlardan daha fazla sayıda öğrenciyi yüksek  okullara kabul etmekte, ilmî kadrolara getirmekte, Tatarlar ile Başkurtlar arasında haksız bir rekabet yaratarak, bu iki kardeş boyu bir birine düşürmeye çalışmaktadırlar. İlk ve ortaöğretimde bu nevî bir ayırım yapmak hayli zorsa da yüksek tahsilde bunu uygulamak daha kolaylaşmaktadır. Tablo 8 ve 9’daki istatistiki rakamlar bu durumu daha bariz gözler önüne serecektir.

Talebeler arasındaki oranı incelediğimizde Başkurtların kendi nüfuslarından daha fazla oranda yüksek tahsil talebesine sahip olduğunu görmekteyiz. Fakat Başkurdıstan’daki Tatar ve Başkurtların toplamından daha az sayıya sahip olan Ruslara yüksek okullarda daha fazla yer verildiği de dikkatten kaçmamalıdır.

Havacılık enstitüsü gibi stratejik ehemmiyeti olan bir meslek branşında ise büyük ağırlığı Rusların teşkil etmesi de ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur. Başkurdıstan’daki ilmî kadroların millî dağılışını incelediğimîzde de durum yukarıda belirttiğimiz görüşleri teyid eder mahiyettedir, l Ocak 1967 tarihine göre Başkurdıstan’daki ilmî kadroların dağılışı Tablo10’daki gibi idi.

Başkurdıstan’da irili ufaklı Rusça 68, Başkurtça 21 ve Tatarca 5 gazete Başkurtça 5, Rusça 3 ve Tatarca l dergi çıkmaktaydı. Fakat bunlar Tataristan örneğinde de belirttiğimiz üzere mahalli gazete ve dergiler olup, kayda değer ehemmiyetleri yoktur. Dergiler arasında ancak üç tanesi kayda değerdir. İlki ve en mühimi Başkurdıstan Yazarlar Birliği’nin yayın organı olan Agidil’dir.

Bu edebiyat , sanat, kültür ve politika dergisi Tataristan’daki Kazan Utları dergisinin muadili durumundadır. Agidildışında Başkurdıstan Ukutisıhı (Okutucusu) adlı pedagojik dergi ile Henek (Yaba) adlı mizah, Başkurdıstan’ın kültür hayatında mühim bir yer işgal ederler. 1966’da Başkurtça toplam tirajı 841 bin olan 141 kitap  toplam tirajı 1.350.000 olan beş dergi basılmıştı.

Ufa radyosu Rusça başta olmak üzere Başkurtça ve Tatarca yayınlar yapmaktadır. Başkurdıstan’da 4600 okulda toplam 800 bin öğrenci okuduğu Rusça, Başkurtça, Tatarca’ nın dışında Mari, Mordva, Çuvaş ve Umdurt dillerinde de dersler alabilmektedir. Cumhuriyetin 84 teknik okulunda tahsil görenlerin sayısı ise 33 bine ulaşmıştır. Başkurdıstan’ın yedi yüksek okulunda 1600 pedagog görevlendirilmiş olup, bunların 440’ı öğretim üyesidir.

Bugün Başkurdıstan’ın başkenti olan Ufa XVIII. yüzyıldan itibaren Rusya’nın Avrupa bölümündeki Türklerin dini merkezi olmuştur. II. Katerina tarafından 1789’da kurulan müftülük 1943 yılında tekrar organize edilmiştir. Kısa süre öncesine kadar Ufa “Sovyetler Birliği Avrupa bölümü ve Sibirya Müslümanlarının Ruhani İdare”sinin merkezi idi.

Başkurdıstan bütün Başkurtların %60’ının yaşadığı bir muhtar cumhuriyeti olup, esasta bu Cumhuriyetin esas halkı olan Tatar ve Başkurtlar bir takım hakların dışında fazla söz hakkına sahip değildirler ve ekonomiye büyük katkıları olduğu halde, dünya kamuoyundan tecrit edilmiş durumdadırlar.

1990’larda Başkurtlarda da millî şuurun canlanmaya başladığını görmekteyiz. Başta “Ural” olmak üzere değişik millî ve siyasî cemiyetler kurulmuştur. Bu dernekler değişik toplantılar düzenleyerek bilhassa Başkurt nüfusunun azalması konusunu gündeme getirmektedirler. Moskova’nın uyguladığı politikalar nedeniyle Başkurtlar problemlerinin nedenlerinden biri olarak da Tatarları görmektedirler.

Bu nevi bir yaklaşım ve Başkurdıstan’daki Tatarlara baskı uygulama eğilimleri iki kardeş toplumu bir birine düşürmüş bulunmaktadır. En son olarak “Ural”, Başkurt Halk Merkezi, Başkurt Gençler İttifakı ve Başkurt Kadın-kızlar Teşkilatı 22-23 Şubat 1991’de Ufa’da “V. Bütün İttifak Başkurt Halk Toplantısı”nı düzenlediler.

Bu kongrede “Başkurt halkının durumu ve milleti canlandırma ile ilgili manifesto” ilan edildi. Kısacası Başkurtlar da kendi imkanları çerçevesinde millî şuuru canlandırmaya gayret etmektedirler. Ancak Başkurdıstan’ın resmî yönetimi Rusya Federasyonundan kopma gücünü gösterememiştir. 31 Mart 1992’de yeni federasyon antlaşmasını imzalayarak Moskova’ya bağımlılığını göstermiştir.

 

 

Etiket:Rusya , Vize , Vizesi , Vize İşlemleri , Ticari Vize , Turistik Vize , Rusya Vizesi , Rusya Vize , Rusya Vize İşlemleri , Rusya Turist Vize, Rusya Ticari Vize

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir